<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:yandex="http://news.yandex.ru"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
>
	<channel>
	<title>ÖZEL HASTANELER BURSA</title>
	<link>https://www.ozelhastanelerbursa.com/</link>
	<description>ÖZEL HASTANELER BURSA</description>
	<image>
		<title>ÖZEL HASTANELER BURSA</title>
		<link>https://www.ozelhastanelerbursa.com/</link>
		<url>https://www.ozelhastanelerbursa.com/images/banner/ozle_hastaneler.jpeg</url>
	</image>

	
	<item>
		<link>https://www.ozelhastanelerbursa.com/saglik-rehberi/modern-yasam-vucudumuzun-dogal-savunmasini-zayiflatiyor-h296.html</link>
		<title>Modern yaşam, vücudumuzun doğal savunmasını zayıflatıyor</title>
		<category><![CDATA[saglik-rehberi]]></category>
		<description><![CDATA[Son yıllarda alerji, otoimmün hastalıklar ve kronik rahatsızlıklardaki artışa dikkat çekerken, dünyaca ünlü Bursalı bilim insanı Prof. Dr. Cezmi Akdiş bu yükselişin vücudun doğal koruma sistemindeki bozulmadan kaynaklanabileceğini söyledi.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Türk İmmünoloji Derneği ile Bursa Uludağ Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen 27. Ulusal İmmünoloji Kongresine konuşmacı olarak katılan Davos’taki Swiss Institute of Allergy and Asthma Research (SIAF) direktörü ve Zürih Üniversitesi Tıp Fakültesi Profesörü Cezmi Akdiş, yaklaşık 20 yıldır üzerinde çalıştığı ‘Epitel Bariyer Teorisi’ ile modern yaşamın beraberinde getirdiği kimyasalların ve çevresel etkilerin insan sağlığını derinden etkilediğini söyledi.</p>

<p>İnsan vücudunun cilt, bağırsak ve solunum yolları gibi bölgelerinde bulunan doğal koruyucu katmanların, dışarıdan gelen zararlı maddelere karşı bir kalkan görevi gördüğünü anlatan Prof. Dr. Akdiş’e göre, bu koruyucu yapı zarar gördüğünde pek çok sağlık sorununun kapısı aralanıyor.</p>

<p>Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Cezmi Akdiş, modern yaşamın görünmeyen etkilerine dikkat çekerek, “Vücudumuzun dış dünyayla temas eden yüzeylerinde çok güçlü bir koruma sistemi bulunuyor. Ancak hava kirliliği, yoğun kimyasal maruziyeti, işlenmiş gıdalar ve günlük yaşamda sık kullandığımız bazı temizlik ürünleri bu doğal bariyeri zamanla zayıflatabiliyor. Koruyucu yapı bozulduğunda, vücuda girmemesi gereken maddeler daha kolay içeri sızıyor ve bağışıklık sistemi sürekli alarm halinde kalabiliyor” dedi.</p>

<p>TÜBİTAK Bilim Özel Ödülü ile Dünya Allerji Organizasyonu Özel Ödülü alan, Harvard Üniversitesi de dahil 6 büyük üniversitede Onursal Profesör olan ve İsviçre Bilim Akademisi’nin Senato Üyeliği görevlerinde de bulunan Prof. Dr. Cezmi Akdiş’in geliştirdiği teoriye göre, astım, egzama, gıda alerjileri, bağırsak hastalıkları, bazı metabolik rahatsızlıklar ve otoimmün hastalıklar başta olmak üzere çok sayıda kronik sağlık sorununun temelinde bu koruyucu bariyerlerdeki hasar bulunabiliyor. Dünya genelinde milyarlarca insanın bu süreçten etkilendiğine dikkat çekiliyor.</p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>Günlük Hayatta Farkında Olmadan Maruz Kalıyoruz</strong></span></p>

<p>Son yıllarda yaşam biçiminin hızla değişmesiyle birlikte insan bedeninin yoğun bir kimyasal yük altında kaldığını ifade ededen Prof. Dr. Akdiş, “Evde, işte ve sokakta birçok kimyasalın etkisi altındayız. Elbette tüm ürünler zararlıdır demek doğru olmaz ancak gereğinden fazla ve yoğun maruziyetin vücudun doğal savunma sistemini zorladığını görüyoruz. Özellikle son 50–60 yılda alerjik ve kronik hastalıklardaki artışın nedenlerini anlamaya çalışırken çevresel değişimleri göz ardı edemeyiz” şeklinde konuştu.</p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>‘Az Kimyasal, Daha Doğal Yaşam’ Önerisi</strong></span></p>

<p>Açıklamalarında daha doğal ve sade bir yaşam yaklaşımının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Akdiş, hastalıklardan korunmada günlük yaşam alışkanlıklarının önem taşıdığını belirterek, mümkün olduğunca az işlenmiş gıda tüketilmesi, evde yemek yapılması ve gereksiz kimyasal kullanımından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Prof. Dr. Akdiş, “Koruyucu yaklaşım aslında oldukça basit. Daha doğal beslenmek, fazla katkı maddesi içeren ürünlerden uzak durmak, temizlik ürünlerini bilinçli kullanmak ve gereksiz kimyasal maruziyetini azaltmak vücudun doğal savunmasını korumaya yardımcı olabilir. Küçük görünen alışkanlık değişiklikleri uzun vadede büyük fark yaratabilir” diye konuştu.</p>
]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 24 May 26 12:13:27 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.ozelhastanelerbursa.com/saglik-rehberi/modern-yasam-vucudumuzun-dogal-savunmasini-zayiflatiyor-h296.html">Modern yaşam, vücudumuzun doğal savunmasını zayıflatıyor</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.ozelhastanelerbursa.com/gundem/kurban-eti-hemen-tuketilmemeli-h295.html</link>
		<title>Kurban eti hemen tüketilmemeli</title>
		<category><![CDATA[gundem]]></category>
		<description><![CDATA[Kurban Bayramı’nda artan kırmızı et tüketimi nedeniyle sindirim sorunları, kolesterol, tansiyon ve kan şekeri yükselmelerine karşı uzmanlar uyarıyor.]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Medicabil Sağlık Grubu Nilüfer Hastanesi Uzman Diyetisyeni Merve Bahtiyar, bayram sofralarının keyfini sağlık sorunlarına dönüştürmemek için et tüketiminden pişirme yöntemine kadar birçok noktada dikkatli olunması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Bayram dönemlerinde beslenme alışkanlıklarının aniden değiştiğini belirten Medicabil Sağlık Grubu Nilüfer Hastanesi Uzman Diyetisyeni Merve Bahtiyar, özellikle kronik hastalığı bulunan bireylerin daha bilinçli hareket etmesi gerektiğine dikkat çekti. Bahtiyar, kurban etinin kesim anından sofraya ulaşıncaya kadar geçen süreçte doğru saklama ve tüketim yöntemlerinin önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p>Kurban etinin kesildikten hemen sonra tüketilmesinin en sık yapılan yanlışlardan biri olduğunu ifade eden Uzman Diyetisyen Merve Bahtiyar, etin dinlendirilmeden yenmesinin sindirim sistemini zorladığını belirtti.</p>

<p>Bahtiyar, “Kurban kesiminden sonra etlerde ‘ölüm katılığı’ olarak bilinen sertlik dönemi başlar. Bu süreçte tüketilen et hem sert olur hem de mide ve bağırsak sistemini yorabilir. Etin mutlaka güneş görmeyen, yaklaşık +4 derece sıcaklıktaki bir ortamda en az 24 saat dinlendirilmesi gerekir. Dinlenen et, hem daha lezzetli hem de daha kolay sindirilebilir hale gelir” dedi.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>“Etin yanına yoğurt değil, limonlu salata tercih edin”</strong></span></p>

<p>Kırmızı et tüketiminde besin eşleşmelerinin de önemli olduğuna işaret eden Bahtiyar, toplumda sık yapılan bir alışkanlığa dikkat çekerek şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Etin yanında yoğurt veya ayran tüketmek oldukça yaygın bir tercih. Ancak kırmızı ette bulunan demir ile süt ürünlerindeki kalsiyum aynı emilim yollarını kullandığı için birbirlerinin faydasını azaltabiliyor. Etin besin değerinden maksimum fayda sağlamak için yanında C vitamini açısından zengin bol yeşillikli salatalar tüketilmesini öneriyoruz. Özellikle limonlu salatalar, etteki demirin emilimini artırır. Bayram sofralarında et ve sebze dengesinin korunması oldukça önemli.”</p>

<p>Bahtiyar ayrıca, sindirimi kolaylaştırmak adına et yemeklerinde kimyon, kekik ve biberiye gibi baharatların tercih edilebileceğini belirtti.</p>

<p><span style="color:#ff0000;"><strong>Kavurmada ekstra yağ ve tuz uyarısı</strong></span></p>

<p>Bayram sofralarının vazgeçilmezi kavurma hazırlanırken ek yağ kullanımından kaçınılması gerektiğini vurgulayan Uzman Diyetisyen Merve Bahtiyar, “Kuyruk yağı, tereyağı veya iç yağ eklemek gereksiz doymuş yağ alımını artırır. Et, kendi yağıyla ve kısık ateşte pişirilmelidir. Aynı zamanda fazla tuz kullanımı özellikle tansiyon hastaları açısından ciddi risk oluşturabilir” diye konuştu.</p>

<p>Bayramda sıkça tercih edilen mangal keyfinin de doğru tekniklerle yapılması gerektiğini belirten Bahtiyar, yanlış pişirme yöntemlerinin sağlık açısından risk oluşturabileceğini söyledi.</p>

<p>Merve Bahtiyar, “Et ile ateş arasında mutlaka en az 15 santimetrelik bir mesafe bırakılmalı. Ateşe çok yakın pişirilen etlerin dış yüzeyi kömürleşirken iç kısmı çiğ kalabiliyor. Kömürleşmiş etler ise sağlığı tehdit eden zararlı maddelerin oluşmasına neden olabilir. Bu nedenle kontrollü ve doğru pişirme teknikleri tercih edilmeli” ifadelerini kullandı.</p>
]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 24 May 26 12:08:22 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.ozelhastanelerbursa.com/gundem/kurban-eti-hemen-tuketilmemeli-h295.html">Kurban eti hemen tüketilmemeli</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	</channel>
</rss>


